Bolu, doğal güzellikleri ve temiz doğasıyla bilinen bir şehir. Ancak, bu güzelliklerin yanı sıra, şehrin içme suyu kaynakları da son derece önem taşıyor. Fakat son dönemde yaşanan kuraklık, Bolu'nun içme suyu barajında ciddi bir alarm durumu oluşturmuş durumda. Barajların su seviyeleri, Ocak ayında yüzde 100 doluluk oranına sahipken bugün itibarıyla yüzde 30'a kadar düşmüştür. Bu durum, hem yerel halk hem de çevre yönetimleri için endişe verici bir tablo sunmakta. İçme suyu krizi, çeşitli su kullanımı alışkanlıklarını ve mevcut olan altyapıyı sorgulatmaya başlamıştır.
Şu anki su seviyeleri, Bolu'daki içme suyu teminini tehlikeye atmaktadır. Yüzde 30 doluluk, su kesintileri ve kısıtlamaları anlamına gelebilir. Yerel idareler, ifrat kaçırmamak adına su kullanımında tasarruf önerilerinde bulunmakla beraber, toplumu bilinçlendirme flekarında aktiviteler gerçekleştirmek amacıyla harekete geçmişlerdir. Su kaynaklarının eksilmesi, tarım sektörü üzerinde de etkili olacaktır; çünkü Bolu'nun ekonomisi büyük oranda tarıma dayanmaktadır. Tarım dâhil olmak üzere birçok sektör, suya bağımlıdır ve suyunu idareli kullanma zorunluluğuyla karşı karşıyadır.
Bolu Belediyesi, bu durumu çözmek adına çeşitli projeler ve altyapı çalışmaları başlatmakta kararlıdır. Bu projeler arasında yağmur suyu toplama sistemlerinin güçlendirilmesi ve sulama sistemlerinin daha verimli hale getirilmesi yer alıyor. Hem kamu hem de özel sektör işbirlikleri ile sürdürülebilir su yönetimini sağlama hedefleniyor. Uzmanlar, iklim değişikliği ve kuraklık koşullarını göz önünde bulundurarak, şehir planlamalarının acil olarak gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bolu halkının da bu süreçte üzerine düşeni yapması, su tasarrufu konusunda daha dikkatli olmaları gerektiği anlamına geliyor. İçme suyu krizinin farkında olmalıyız; su, yaşam demektir ve bu konuda yapılacak her küçük katkı, büyük farklar yaratabilir. Önümüzdeki süreç, sadece Bolu için değil, tüm Türkiye için önemli bir gösterge olacaktır. Suyun geleceği, hepimizin elinde. Su doğru kullanıldığında, bereketli topraklar yetecek, doğa ile dost yaşam olabiliriz. Buna dikkat etmemiz gerekiyor.
Tüm bunlar ışığında, Bolu'da yaşanan bu içme suyu krizinin, sadece bir doğal olay değil, aynı zamanda insanların su kaynaklarını nasıl kullandıklarına ve bu kaynakların sürdürülebilir yönetimi üzerine düşündürmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bunun bilincinde olarak hareket etmemiz, hem şehrin hem de geleceğimizin varlığı açısından büyük önem taşıyor.