Son yıllarda sık sık gündeme gelen deprem riski, özellikle Marmara Bölgesi için yapılan uyarılarla daha da önem kazandı. Jeoloji ve sismoloji alanında uzman olan Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, yaptığı açıklamada Marmara'nın deprem tehlikesine dair çarpıcı bilgiler verdi. Depremselliği ile tanınan Türkiye'nin bu kritik bölgesinin, çeşitli sosyo-ekonomik etkenlerle birlikte oldukça risk altında olduğunu vurgulayan Eyidoğan, "10 il birden etkilenecek" diyerek halkı uyardı.
Marmara Bölgesi, coğrafi özellikleri ve geçmişte yaşanan büyük depremler nedeniyle sürekli bir tehlike altındadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, özellikle fay hatlarının davranışlarındaki değişikliklerin, bölgedeki deprem riskini artırdığını göstermektedir. Eyidoğan, İstanbul'un da dahil olduğu Marmara'nın 10 ilini etkileyebilecek büyük bir depremin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Bu durum, hem bölgenin zayıf zemin yapısıyla hem de yoğun nüfus artışıyla birleştiğinde, büyük bir felakete dönüşme potansiyeline sahiptir.
Prof. Dr. Eyidoğan, halkın bu tehlikenin farkında olması gerektiğini vurguladı ve olası bir depreme karşı alınabilecek önlemleri sıraladı. Öncelikle binaların sağlam yapılarla güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eyidoğan, "Eski yapılar 1999 öncesi inşa edilmişse, mutlaka gözden geçirilmelidir" dedi. Ayrıca, acil durum planlarının yapılması ve halkın bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Eyidoğan, "Kriz anlarında ne yapılacağını bilen bir toplum, büyük felaketlerde kayıplarını en aza indirebilir" dedi.
Bölgedeki kamu kurumlarının da bu konuda daha aktif bir rol almasını öneren Eyidoğan, iş yerleri ve okulların deprem tatbikatları yaparak, gerçek bir deprem durumunda nasıl davranmaları gerektiğini öğrenmesi gerektiğini söyledi. Bunun yanında, bireylerin ve ailelerin kendi acil durum kitlerini hazırlamaları ve güvenli toplanma alanlarını belirlemeleri de büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan’ın deprem ile ilgili yapmış olduğu bu uyarılar, yalnızca bir bilim insanı olarak değil, aynı zamanda toplumu bu konuda bilinçlendirmek adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir. Marmara Bölgesi’nin deprem riski henüz geçmiş değil ve her an, bu riskin gerçekliğe dönüşme ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla herkesin bu konuda dikkatli olması, gerekli önlemleri alması ve bilgilenmesi büyük önem arz ediyor.