Uyuşturucu maddelerin kullanımı, son yıllarda dünya genelinde ciddi bir sosyal ve sağlık sorunu haline gelmiştir. Her yıl binlerce kişi, uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle hayatını kaybetmekte ve milyonlarca insan bu maddelerin etkisi altında yaşam mücadelesi vermektedir. Türkiye’de de uyuşturucu sorunu giderek büyümekte ve toplumda bu konuyla ilgili farkındalık artırma çabaları devam etmektedir. Bu bağlamda, Tanınmış hekim ve bağımlılık uzmanı Prof. Dr. Oytun Erbaş, uyuşturucunun vücuda ve genel sağlığa verdiği zararları gözler önüne seren önemli açıklamalarda bulundu. Uyuşturucu maddelerin seçiminden bağımsız olarak, insan vücuduna büyük zararlar verebileceğini vurgulayan Erbaş, bu maddelere karşı duyarlılığın artırılması gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın belirttiği gibi, uyuşturucular kullanıcının vücudunu ve zihnini derinlemesine etkileyen tehlikeli maddelerdir. İlk başta kişinin kendini iyi hissetmesine, geçici bir mutluluk sağlamasına olanak tanıyabilir, fakat bu hisler yalnızca kısa süreli olmaktadır. Uzun vadede, uyuşturucu kullanımı fizyolojik ve psikolojik birçok sorunun gelişmesine yol açabilir. Örneğin, uyuşturucu kullanımı bağışıklık sistemini zayıflatabilir, kalp hastalıklarına ve solunum problemlerine davetiye çıkarabilir. Bunun yanı sıra, ruhsal sıkıntılar, anksiyete, depresyon gibi durumların tetiklenmesine neden olabilir.
Uyuşturucu kullanıcıları genellikle sosyal izolasyon, aile içi problemler ve kariyer kaybı gibi sorunlarla karşılaşabilirler. Uyuşturucu bağımlılığı, birçok bireyin yaşam kalitesini düşürerek sevdiklerinden uzaklaşmalarına ve toplumsal hayattan kopmalarına neden olur. Ayrıca, uyuşturucu kullanımı, suç oranlarını artırarak toplumda güvenliği tehlikeye atar. Bu durum ise yalnızca kullanıcıları değil, çevrelerindeki bireyleri de olumsuz bir şekilde etkilemektedir.
Prof. Dr. Oytun Erbaş, uyuşturucuyla mücadelede bilinç oluşturmanın önemine işaret ediyor. Genç yaştaki bireylerin uyuşturucu maddelerden uzak durabilmeleri için eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, aile içindeki iletişimin güçlenmesi, bağımlılıkla mücadelede kritik bir rol oynamaktadır. Ailelerin çocuklarına karşı duyarlı olmaları, onları gözlemlemeleri ve sorunları erkenden fark etmeleri son derece önemlidir.
Uyuşturucu bağımlılığına yönelik tedavi yöntemleri de oldukça fazladır. Prof. Dr. Erbaş, tedavi süreçlerinin kişiye özel olması gerektiğini belirterek, profesyonel sağlık desteği almak isteyen bireylerin gerektiğinde uzmanlara başvurmasını öneriyor. Tedavi sürecinde tıbbi ilaçların yanı sıra psikolojik destek, grup terapileri ve bireysel danışmanlık gibi yöntemler de oldukça etkilidir. Uyuşturucudan kurtulma sürecinde, aile ve arkadaş desteği de büyük bir motivasyon kaynağı olabilmektedir.
Sonuç olarak, uyuşturucu maddelerin vücuda ve ruh sağlığına verdikleri zararlar, toplumumuz için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın uyarılarına kulak vererek, bireyler olarak bu konuda daha bilinçli olmalı ve uyuşturucu maddelerden uzak durmaya özen göstermeliyiz. Sağlığımızı korumak, sevdiklerimizle birlikte güzel bir yaşam sürmek için uyuşturucuya karşı duruş sergilemek gerekmektedir. Farkındalık yaratmak ve bu konuda toplumsal bir mücadele başlatmak, sağlıklı bir toplum için atılacak önemli adımlardandır.